Merhaba, Bu yazı iyi ki mimarız, iyiyiz süpriz’li şeyler içermiyor, içermeyecek. Okumak istemezsen durma hemen şimdi sol üst köşedeki kırmızı fon üzerindeki siyah çarpıya basıp gidebilirsin. Bunu neden imgeli bir şekilde anlattığıma gelecek olursak çünkü burası mimarlık diyeceğim. Ve sen hıhı çok anlaşılır oldu pekala bakışını atacaksın. Her neyse.

unnamed
Sözlük anlamı yukarıdaki gibi olan, yapmak için geceni gündüzüne katıp bir şeyler çıkaracağın bir meslek.  Peki biz sadece yapı mı yapıyoruz?  Hayır. Biz sadece boşlukları anlamlandırıyoruz. Boşluğun içindeki ses oluyoruz bir nevi nefes aldırıyoruz. Bu boşluğun adı bazen ev oluyor, bazen bir fakülte, bazen bir müze, bazen bir ofis, bazen hiçlik oluyor. İsimler değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor değişmeyen tek şey o boşluğa işlev verebilmek. Öyle ki çoğu zaman kendinden veriyor insan, gecesini veriyor, aşkından veriyor, sinirinden, tutkusundan, sevgisinden, ailesinden, arkadaşından. Bi bakıyoruz etrafımıza iş, güç, çevre, uyku hep bu olmuş. Peki bu yetiyor mu? Yetmiyor. Acıkıyorsun ama yemeğe değil. Gelişmeye, beynini doyurmaya acıkıyorsun. Kafana bir şeylerin girmesi lazım. Lazım ki kendini tüketme, üret. Ben kendi içimde bunları kurduğum bir zamanda tanıştım Tasarım Kodu’yla. Şunu fark ettim. Bazı şeyleri fark edip, bunun için adım atanların oluşturduğu bir şey. Evet, ihtiyacım olan bir şey. İçinde olmayı isteyeceğim bir şey. Benzer duyguları yaşayıp ortaya bir şey koymayı amaçlayan bir şey. Ve içinde oldukça, gördükçe, etkinliklere katıldıkça iyi ki dedim. Çoğu zaman bir seminere gittiğinizde size sadece ne yapmanız, nasıl yapmanız gerektiği anlatılır. Siz soru sorarsınız, size soru sorulmaz. Burada değildi. Bir soru sormadan önce kendine soru soruyordun, sonra bunun cevabını alabiliyordun. Farkındalığın artıyordu, birileri sana gelmiyordu, sen gidip görüyordun, sen istiyordun, anahtar kelime kendindi.  Gerçekten bu muyum? Ne yapmak istiyorum? Nasıl yapmak istiyorum? Bunları düşünüp cevaplamaya çalıştığım, kendimi yenilediğimi, eksikliklerimi gördüğüm bir şey oldu. Bu yüzden bir sonrakinde olmayı ister miyim? EVET. Boşlukların yaşaması için önce kendi boşluklarını fark etmen gerek. Fark ettin mi? O zaman sıra 2.aşamada. Unutmadan, sadece okula gidip gelmediğiniz, bir şeyler üretmek için çalışıp, uğraşıp, kafa patlatan ve bunu da layığıyla başaran ekibe en özel teşekkürler.
Kübra Nur Hakseven

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER