Sayın Mimar Mine Kınalı ile güzel bir röportaj ,

1)Mimarlık bölümünü isteyerekmi seçtiniz ,bu meslek hakkkında neler biliyordunuz?
Mine Hanım:Lise öğrenimim boyunca hangi mesleği istediğimi ara ara düşünürdüm hatta fazla detaylı olmasa da meslekler hakkında araştırmalar da yaptım. Sonuçta da moda tasarımı, mimarlık, iç mimarlık, endüstri mühendisliği ve diyetisyenliğin ilgimi çektiğini farketmiştim. Aslında asıl merakım birşeyler tasarlamak ve üretmekti. O yüzden mimarlığın benim için daha verimli olduğunu düşünerek tercihte bulunmuştum.

2)Bölüm sizde degişime neden oldu mu,ne gibi degişimler oldu hayatınızda?
Mine Hanım:Aslında bölüm beni çok değiştirmedi. Bana giyinirken, yemek yaparken, sofra hazırlarken bile günlük hayatımızın içinde olan tasarımı nasıl daha geniş ölçekte düşüneceğimizi öğretti. Diğer açıdan algıda seçicilik yaratarak yapıların formlarını, oranlarını inceleme, keşfetme bilinci oluşturdu diyebiliriz.

3)Bölümümüz tek çatı altında bir cok alana hitap ediyor,siz mezun olduktan sonra bu alanda çalışacağınıza karar vermiş miydiniz ?
Mine Hanım:Mezuniyetim sonrası hem hangi alanda çalışmak istediğimden emin olmadığım hem de mesleki alanda kendimi biraz daha geliştirmek için Ankara’da yüksek lisans yaptım ve aynı zamanda proje ofisinde çalıştım. İki senelik ofis hayatım boyunca özel konut, eğitim yapısı, havaalanı, idari bina, üniversite gibi farklı projelerin tasarım, uygulama, onay aşamalarında çalıştım. Ayrıca yarışma projeleri deneyimlerim de oldu. Fakat yüksek lisans bitip Adana’ya döndüğümde buradaki mimarlık ortamında Ankara’daki dinamizmin olmadığını hissettim. Genelde konut projelerinin çizilip onların da belli proje ofislerinde yapıldığı bir ortamda sırf dekorasyon için direk ofis açmak istemediğim için kurumsal bir firmada çalışmayı da denemek istedim. Böylece Eczacıbaşı İntema ailesine başvurdum.

4)Üniverste yıllarında meslekğinizle ilgili nasıl hayalleriniz vardı?
Mine Hanım:Üniversite yıllarımda hep kendi proje ofisimi kurma hayalim vardı. Bu ofis öyle bir ofis olmalıydı ki statikten mekaniğe tüm birimlerin olduğu herkesin ofis ortağı olup kendi işi kendi evi gibi hissedeceği bir ofisti.

5)Serbest sektör ile bölüm arasındaki ilişki için ne düşünüyorsunuz?
Mine Hanım:Üniversite sonrası iş hayatına başlayınca bir nebze sudan çıkmış balık gibi oluyorsunuz. Çünkü okulda öğrendiklerimizi uygulamaya geçirirken ortaya çıkan faktörler (en basiti yönetmelikler, yüklenici firma, arsa sahibi gibi etkenler) tasarım serbestliğini kısıtlarken mesleğe bakış açısı ve mimara verilen önem, yetki her zaman sizin beklediğiniz gibi olmayabiliyor. Budurum size önce hayalkırıklığı olarak dönüyor ama her meslekte bu tarz zorluklar, başlangıçlar olduğu için daha sonra alışıyorsunuz.

6)Serbest sektörün avantajları ve dezavantajları nelerdir ?
Mine Hanım:Serbest çalışmanınen büyük avanatajı istedğiniz alanda çalışmanıza daha fazla imkan sağlaması bence. Ayrıca kendi iş programınızı, çalışma saatlerinizi kendinizin ayarlayabilmeniz ve istediğiniz işi istediğiniz şartlarda kabul edip istemediğinizi kabul etmemek de büyük bir avantaj.Dezavantajlarına gelince hertürden müşteri ile karşı karşıya olmak zorunda olacağınız için maddi manevi karşılaşacağınız zorlukların bir sınırı olmayacaktır. Bu bir yandan dezavantajken ikili müşteri görüşmelerinin getirisi olan güçlü sosyal ilişkiler ve kazanılan stres yönetimi durumu avantaja çevirebilir.Ayrıca net bir gelirinizin olmaması, yanınızda bir de çalışanınız varsa sorumluluğunuzun daha da artması gibi nedenler de kazancınıza göre avantaj veya dezavantaj olarak görülebilir.

7)Mimarlığın bayanlara hitap ettiği düşüncesi toplumumuzda çoğunluğa hitap ediyor sizin bu düşünce hakkında fikriniz nedir?
Mine Hanım:Sanırım toplumumuzdaki oluşan algıdan meslek araştırması yaparken mimarlık bana da bayanlara daha uygun bir meslekmiş gibi gelirdi. Ama şuan mesleklerde kadın erkek ayrımına karşıyımdır. Bence insanlar toplumdaki algılardan, cinsiyetlerinden çok isteklerine ve yeteneklerine göre meslek seçimine yönelmelidirler.

8)Ve son olarak bir mimarda olmazsa olmaz diyebileceginiz bir şey var mı?
Mine Hanım:Bir mimarda olmazsa olmaz diyebileceğim iki şey var. Birincisi üretme, tasarlama merakı diğeri de görsel iletişimdir. Tüm teknik bilgiler, uygulama yöntemleri,müşteri tecrübeleri süreç boyunca öğrenilebilir. Ama formlar, oranlar, ölçek kavramları mimarlığın her alanında karşımıza çıkacakdirek görselliğe etki eden faktörlerdi.Herkes doğuştan çizim, tasarım konularında yetenekli olmayabilir ama mimarlığı da genelden özele mekan tasarımı gibi düşünürsek bu konuya isteği, merakı olduktan sonra kişi her türlü kendini geliştirebilir diye düşünüyorum.

EKİN AKIN

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER